Turizm

Gezi Rehberi – KARACASU

Aydın İlinin 20.000 nüfusluk ilçesidir Karacasu, ancak içinde barındırdığı özellikleri ile mevcut nüfus istatistiğinden daha fazla nitelik taşır. İlk 2012 yılında gittiğimde turizm tanıtımına dair yapılması gereken çok iş var burada dediğimi daha dün gibi hatırlıyorum. Hala ülkemizde Karacasu nerede, nasıl bir yer bilmeyenler var.

Öncelikle Karacasu’nun şöyle bir sloganı vardı: “demirin, hamurun, çamurun harmanlandığı Karacasu…”. Bazı kesimler ne demek hamur çamur dese de, Karacasu sadece bir çömlek ve pideden mi ibaret demiş olsa da, ben bu ifadelerin bir şehri tanımada yol gösterici olduğunu düşünmüşümdür. Karacasu, en iyi pidecilerin yetiştiği, en iyi pidelerin yapıldığı ve pidesine coğrafi işaret tescil belgesi alan şehirdir. “Nedir Karacasu pidesinin özelliği” diye sorduğumda “hamuru, suyu ve doğal iç malzemeleri” diye cevap almıştım. Bir şehre kaç kez giderseniz gidin evet kültürel özellikleri çok önemlidir ama en büyük fetihleri lezzetler yapar. İnsanlar gezerken mutlaka acıkır ve acıkanlara sunacak yerel mirasınız olmalıdır. Bunu başarırsanız şehrinizi tanıtmanın ilk aşamasını geçmişsiniz demektir.

Gezdiğim gördüğüm içi dolu bana göre manası dolu, bu şirin ilçe çömlekçilik gibi bir değer taşır ve uzantısı neolitik çağa kadar gider. Her yerde çömlekçilik vardır ancak Karacasu çömlekçiliğin farkı ise yöreye özgü olan kırmızı toprağın getirdiği koyu kırmızı renkli olması ve içinde zararları kimyasalları barındırmamasıdır. Şu an itibariyle 37 adet seramik ocağı, babadan oğula geçen bu mesleği icra eden de 100’ün üzerinde ustası bulunur. Turizmi canlı tutmak için harika bir niteliktir aslında.

Eski tarihi evleri, konakları vardır… Arnavut kaldırımlı sokaklarından geçerken o doku ve kokuyu hissedersiniz. Tarihi izler taşıyan konaklara her zaman hayran kalmışımdır. 2015 yılında gittiğimde bazı konakların restorasyon çalışmaları ile butik otel işletmeciliğine kazandırıldığını görmüştüm. Nesilden nesile aktarılan değerlerin tanıtılması, turizme kazandırılması kültür turizmi için avantajdır ve yerel halk ile turizm amaçlı seyyahların kaynaştığı turizm modelini birçok şehirde gördük. Bu payı en çok hak eden şehirdir Karacasu…

Demircilik, dericilik Karacasu’da ataların işlediği eski mesleklerdir. Okur yazarlığı yüksektir. İnsanları çok samimi, sevecen ve misafirperverdir.  İzmir’in işgali sırasında padişaha: “Vatanın bir karış toprağı işgal edilemez. Biz bu yolda canımızı vermeye hazırız.” diye telgraf çekebilmiş ve bu telgrafı elinde bulunduran şehirdir Karacasu…

Mermerin şehridir…Adını Afrodit’ten alan bu kült yöresi çevresindeki mermer yatakları, yetenekli ve yaratıcı sanatçılar sayesinde Roma dünyasının en önde gelen heykeltıraşlık merkezi olmuştur. Afrodisias kentini görmeyenler çok şey kaçırmıştır. Antik kentin odak noktası olarak bilinen Afrodit Tapınağı mermer işçiliği ile görenleri hayran bırakmaya devem etmektedir. Hadrian Hamamı, Afrodisias Antik Kenti’nin en büyük kurumsal yapılarındandır. Dünya’nın en iyi korunmuş ve en büyük stadyumlarından birisi Afrodisias Antik Kenti’nin içerisinde ve stadyum 270 metre uzunluğunda, 30 bin kişilik kapasiteye sahiptir. O dönemde yerli ve çevre şehirlerden gelen insanların burada gladyatör ve vahşi hayvanların mücadelelerini izlediklerini düşündüğünüzde “Gladyatör” filminin bir sahnesi gözlerinizin önüne geliverir. Antik kentin kullanıldığı dönem içerisinde meclis binası çok önemli bir yere sahiptir. Antik kentin tiyatro bölümü hem gösteri hem de yerli halkın toplanma yeri olarak kullanılmış. 7000 kişilik antik kent tiyatrosunun sahne bölümü 3 katlı mermer kullanılarak inşaa edilmiş muhteşem eserdir. Afrodisias Antik Kenti, Aydın’ın Karacasu ilçesinde Geyre Mahallesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. Denizden yaklaşık 600 metre yükseklikte bir plato üzerine kurulan antik kent tarihi yapılarının zenginliğini kentin kuzey tarafında bulunan Babadağ eteklerinde yer alan mermer ocaklarından almıştır.

Sırtlanini mağarası mağara gezginleri için ilgi çekicidir. Çekimlerimiz sırasında korkup giremediğim ve mağaraya kameramanı gönderdikten sonra mağara önünde çok şey kaybetmiş olabilirim diye düşündüğüm müthiş doğa harikası yerdir.

Karacasu, Çağlayan tabiat parkı, Görle kanyonu, Bahçeköy şelalesi, Kahvederesi Yaylası, Antik Kent Müzesi ile tüm gastroturistlere açık davet çıkarmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ArabicEnglishFrenchGermanTurkish